| Küresel Kapitalizme Karşı Tarım Yazıları kitabı üzerine |
|
|
|
|
“KÜRESEL KAPİTALİZME KARŞI TARIM YAZILARI” KİTABI ÜZERİNE Prof. Dr. Tayfun ÖZKAYA Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın “ Türkiye Tarımı üzerine Notlar” kitabından sonra “ Küresel Kapitalizme Karşı Tarım Yazıları” kitabı, Nisan 2009 ayının başlarında “Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Yayınları” olarak okunur görüşüne sunuldu.
Kaymakçı, bu kitabında da tarımda yaşanan çöküşün nedenleri ve çözüm yollarını araştırıyor. Bu bağlamda, 2009 yılında Türkiye ve dünyada tarımla ilgili yaşanan somut olaylardan yola çıkarak çözümlemeler yapıyor. Böylelikle, tarım tarihçilerine de belge bırakmak istemiş.
Kitapta kaleme alınan yazıları, Kaymakçı yedi bölüm altında toplamış.
“Küresel kapitalizm yoksulluk yaratıyor” bölümünde, Türkiye ve dünya’daki ekonomik krizin küresel kapitalizmden kaynaklandığı örneklerle kalem alınmış. Kaymakçı şöyle diyor; “ Kapitalist sistem, tıkandığı zamanlarda devletin ekonomiye müdahale etmesini ister, aslında devletin çalışan kesimlerden topladığı vergileri daha yüksek düzeyde şirketlere aktarmasını talep eder….. Kapitalizm, sisteme bağlı üçüncü dünya ülkelerinde daha acımasızdır. IMF ve Dünya Ticaret Örgütleri aracılığıyla bu ülkelerin ürettikleri mal ve hizmetleri en ucuz maliyetle kendilerine aktarır. Bu ülkenin egemen sınıfları da onlarla işbirliği içindedir. İşin kötüsü, zengin ülkelerin emekçi kesimleri de kendi kapitalistlerin mazlum ülkelerden aktardığı kaynaktan da bir ölçüde nemalanmaktadır”.
“Avrupa Birliği ve Türkiye Tarımı” adlı ikinci bölümde, Avrupa Birliği sorgulanıyor. Bu bölümde ele alınan yazılarda Avrupa Birliği’nin şirketlerin çıkar birliği olduğunu ve kararlarını anti demokratik bir şekilde onlara Pazar açma doğrultusunda ürettiğini açıklıyor. Kaymakçı, “Onlar Ortak, Biz Pazar ya da AB yoğurt pazarımıza göz dikiyor” adlı yazısında yukarıda değinilen konuyu yoğurt özelinde dile getiriyor. Kaymakçı, Türkiye Süt Sanayicilerini de uyarıyor ve şöyle diyor …“Yoksa önce Türkiye iç pazarını kaybedecekler, daha sonra firmalarını AB/ABD kökenli firmalara kaptıracaklar. Bu durumda belki, eski fabrikalarının işletme müdürü olabilirler”.
Üçüncü bölüm ise kitabın bel kemiğini oluşturmuş. Adı “AKP Politikaları ya da Tarımın Çöküşü”. Yazılarda AKP tarım politikalarının getirdiği olumsuzluklar ve yarattığı yıkımlar örneklerle açıklanmış. Sözgelişi, AKP hükümetinin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı kaleme aldığı “ Şeker Fabrikalarının Satışı Dursun, Şeker Yasası İptal Edilsin” adlı yazısında; “Özelleştirme İdaresi’nin ileri sürdüğü gerekçelerin tam aksine, şeker fabrikalarının satışı durumunda ekonomimiz olumsuz etkilenecek, çiftçilerimiz ve diğer çalışanlarımız işsiz kalacak, tüketiciler de daha pahalı şeker tüketecektir. Dışa bağımlılık artacaktır. Diğer yandan halkın sağlığı da zarar görecektir” diyor. Kaymakçı yazılarında küçük ve orta ölçekli işletmeler yerine büyük işletmelerin desteklenmesine karşı çıkıyor ve şunları söylüyor, “ Türkiye’de dev işletmeler oluşturmak yerine, aile işletmeciliğini örgütlü güç olarak güçlendirerek üretim ve pazarlamada egemen duruma getirmek daha rasyonel değil mi? Bu şekilde ulusal besin egemenliği daha sağlıklı kurulmaz mı?”
Dördüncü bölüm “Kürt Sorunu/Toprak Devrimi Üzerine” başlığını taşıyor. Bu bölümde önce Kürt Sorunu’nun dış boyutu incelenmiş. Ancak sorunun çözümünün toprak devriminden geçtiğini vurgulamış. Kaymakçı, “ Kürt Sorunu iç dinamikler açısından bakıldığında ise iki boyutlu görülmektedir. Birincisi sınıfsal, ikincisi de demokrasi boyutudur. Burada da toprak sorunu öne çıkmaktadır. İşin ağırlıklı, ancak çözüme kavuşturulması gereken yanı da budur” diyor.
Kitabın beşinci bölümü “Tarımsal Örgütlenme” Bu bölümde tarımdaki örgütlenme yetersizliği dile getirilmiş ve ekonomik örgütlenmede tarımsal amaçlı kooperatiflerin güçlendirilmesi üzerine durulmuş.
Altıncı bölüm ise “ Eğitim ve Tarımsal Ar-Ge”. Tarımsal Ar-Ge konusu, 2010 yılı başında Türkiye Ziraat Mühendisliği 7. Teknik Kongre’sinde sunulan bildiri kapsamında işlenmiş. Burada “ Türkiye’de bir bilim ve teknoloji politikası üretmek mümkün mü?” konusu sorgulanmış. Kaymakçı, bunun mümkün olabileceğini belirtiyor ve şöyle yazıyor “….İkinci seçenek de, bağımsızlık temelinde ve merkez ülkelerin denetiminden uzaklaşarak kendi gücüne dayalı, daha eşitlikçi bir kalkınma modelini-salt büyümeci değil-ve bu modelle bağlantılı bilim ve teknoloji gerçekleştirmektir…. Çözümün kendimizden geçtiğine inandığımız ve örgütlendiğimiz ölçüsünde bu olasıdır”.
Son bölümde ise “Atatürk ve Tarım” . Bu bölümde Mustafa Kemal Atatürk’ün tarıma bakışı, söylevleri, eylemleri ve uygulamaları anlatılmış ve Atatürk şöyle nitelendirmiştir “ Atatürk, içinden çıktığı toplumu dönüştüren, dönüştürürken eşitlikçi bir toplum düzeni yaratmak için ilkeler koyan ve eylemler yapan, aynı zamanda emperyalizme karşı verdiği başarılı bir savaşla sömürge ve yarı sömürge ülkelere örnek olan tarihi bir kişiliktir. Bu bağlamda Atatürk’ün ekonomi-politik görüşünün Devletçilik ve Halkçılık temelinde Planlı Karma Ekonomi olduğu açıktır.”
Özetle, Mustafa Kaymakçı’nın “Küresel Kapitalizme Karşı Tarım Yazıları” adlı kitabı da, diğer kitapları gibi, büyük çoğunluğun çıkarları doğrultusunda kaleme alınmış. O, bilimini, küçük ancak güçlü çevreler için kullanmıyor. Bu nedenle onların tepkisini de çekmiyor değil.
Arkadaşım Mustafa Kaymakçı’ya bilgi, beceri ve deneyimlerini toplumdan yana kullandığı için teşekkür ediyorum. |
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 07 Nisan 2010 ) |
| Sonraki > |
|---|







